Medikal Onkoloji, İç hastalıklarının bir alt dalı
olup, kanserli hastaların bu açıdan takip ve
tedavisini yapar. Cerrahi ve radyoterapiden
sonra da bu hastaların bakımlarını üstlenir.
Bir kanserli
hastadaki pnömoninin (zatürree), ya da
hiperkalseminin (kanda kalsiyumun
yükselmesi) veya aneminin (kansızlık) teşhis
ve tedavisini bu ihtisas dalı yapar. Bu
arada kemoterapiyi yapma yetkisi de bu dala
aittir. Çünkü bugün, 100 civarındaki kanser
ilacının çok çeşitli özelliklerini, kullanma
şekillerini ve yan tesirlerini bilerek
isabetli, doğru ve yerinde kullanmak için
özel bir eğitimden geçmek gereklidir.
Geçmişte
kanser tedavisi, direkt tümöre yönelik olan
cerrahi tedaviyle radyoterapiden ibaretti.
Bunlar lokal tedavi yöntemleri olarak ana
tümörü ortadan kaldırmakla birlikte,
metastaz (yayılma) oluşumunu önlemekte
yetersiz kalabilmektedir. Hatta birçok
hastada daha teşhis sırasında bile
metastazların varlığı saptanabilmektedir. Bu
nedenle cerrahi ve radyoterapiden sonra,
kemoterapi ve immünoterapi uygulanmaya
başlanmıştır.
Hodgkin hastalığı ve testis kanserleri gibi
bazı tümörlerde kemoterapi ve radyoterapi
yöntemleriyle çok iyi sonuçlar alınmıştır.
Özellikle hastalığın tipi ve evresi büyük
önem taşır. Bu bilgilere sahip olmadan
yapılan tedaviler fazla ya da eksik yapılma
riskini taşırlar ve hastanın iyileşme
şansını tehlikeye sokarlar.
Tedavinin
yapılma zamanını ve şeklini bilmek kadar,
tedavi yapılmaması gereken durumları da
değerlendirebilmek önemlidir. Kuşkusuz
burada sözünü ettiğimiz tedavi sitototoksik
(hücre öldürücü) tedavi ya da kemoterapidir.
Yoksa her hastanın, hastalığın her
döneminde, beslenme, komplikasyonların
tedavisi, ağrı kesici önlemler, ruhsal
destek gibi yardımcı tedavilere daima
ihtiyacı vardır.
|